ERP Ne? | Türkiye'nin ERP Platformu Ana Sayfa
Forum Anasayfa Forum Anasayfa > Donanım > Ekran Kartı
  Aktif Konular Aktif Konular RSS - Ekran kartindan kisaca bilgiler
  SSS SSS  Forumu Ara   Etkinlikler   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

ERP Ne? Enterprise Resource Planning nasıl çalışır? İş süreçleri ile ilgili tüm soru ve cevapları ERPNe.org'da.

Ülkemizde hızla gelişmekte olan ERP yazılım sektörümüzün, Yerli ve Yabancı ERP işlemlerinin tanıtımı ve kullanıcılarının buluşma noktası olması hedefiyle kurulan sitemize hoş geldiniz.

Ülkemizdeki Ne.org konseptinde bir ilk olarak yayın hayatına başlayan ERPNe.org, Kurumsal Kaynak Planlaması yazılımlarını kullananların bilgi kaynağı/Portal olmak amacı ile kurulmuştur.

Genellikle yurt dışında büyük üreticiler tarafından geliştirilen SQL, Delphi, ASP, CSharp gibi teknolojilerin anlatıldığı sitelerin kullandıkları Ne ve nedir konseptinde yeni bir açılım olmasını da hedefleyen ERPNe.ORG' un, ülkemizin uluslararası ERP sektörü içinde hak ettiği yeri almasında ve ERP ürünlerini kullananların bir araya gelerek Yerli ERP'nin gelişmesine katkı sağlayacakları önemli bir kilometre taşı olacağı düşüncesindeyiz.


Ekran kartindan kisaca bilgiler

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Topic Seçenekleri Topic Seçenekleri
alfozo Açılır Kutu İzle
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 13 Kasım 2006
Durum: Aktif Değil
Puanlar: 5
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkürler (0) Teşekkürler(0)   Alıntı alfozo Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Ekran kartindan kisaca bilgiler
    Gönderim Zamanı: 01 Nisan 2009 Saat 20:54

Bir ekran karti temel olarak 3 bilesenden olusur: Grafik islemcisi, bellek ve RAMDAC.

Grafik Islemcisi: Güncel kartlar için grafik islemcisi görüntü hesaplamalarini yapmak için ekran kartinin üzerine oturtulmus bir CPU`dur dersek yanlis olmaz. Son zamanlarda grafik islemcileri yapi ve karmasiklik bakimindan CPU`lari solladilar ve islev bakimindan da görüntü üzerine yogunlasmis bir CPU niteligine kavustular. CPU`ya neredeyse hiç yük bindirmeden üç boyutlu islemcleri tek baslarina tamamlayabiliyorlar artik. Bu yüzden de güncel grafik islemcileri GPU (Graphics Processing Unit - Grafik Islemci Birimi) adiyla aniliyorlar.

Görüntü Bellegi: Ekran kartinin üzerinde bulunur ve görüntü hesaplamalariyla ilgili veriler burada saklanir. Sisteminizdeki ana bellek gibi çalisir, yalniz burada bu bellegin muhattabi CPU degil görüntü islemcisidir. Önceleri ekran kartlarinin ayri bellekleri yoktu fakat görüntü islemcileri hizlanip gelistikçe ekran kartlari sistemden yavas yavas bagimsizliklarini ilan etmeye basladilar. Bellek miktari kadar ekran kartinin sikistirma algoritmalariyla bu bellegi ne kadar verimli kullanabildigi de önemlidir.

RAMDAC: Monitörlerdeki analog sinyallerden bahsetmistik, iste RAMDAC (RAM Dijital-to-Analog Converter) görüntü bellegindeki verileri analog RGB (Red Green Blue, monitörde renklerin bu üç renkten türetildigini yazmistik) sinyallerine çevirerek monitör çikisina verir. Monitörde kullanilan üç ana renk için de birer RAMDAC ünitesi vardir ve bunlar her saniye belirli bir sayida görüntü bellegini tarayip oradaki verileri analog sinyallere dönüstürürler. RAMDAC`in bu islemi ne kadar hizli yapabildigi ekran tazeleme hizini belirler. Bu hiz Hz cinsinden belirtilir ve ekrandaki görüntünün saniyede kaç kere yenilendigini gösterir. Örnegin monitörünüz 60 Hz`te çalisiyorsa gördügünüz görüntü saniyede 60 kere yenilenir. Ekran tazeleme hizini mümkün oldugu kadar 85 Hz`in altina çekmemenizi öneririm, daha düsük tazeleme hizlari göz sagliginiz için zararli olabilir. Tabi bu gözünüzün ne kadar hassas olduguna da bagli, bazi gözler 75 ve 85 Hz arasindaki farki hissedemezken bazilari ilk bakista bunu anlayabilir. RAMDAC`in iç yapisi ve özellikleri hangi çözünürlükte ne kadar rengin gösterilebilecegini de belirler.

LCD ekranlar yapilari geregi dijtal olduklarindan RAMDAC`ten degil de direk görüntü belleginden görüntü bilgisini alip kullanabilirler. Bunun için DVI (Digital Video Interface) adinda özel bir baglanti kullanirlar. Bu konuya ileride "Monitörler Nasil Çalisir?" yazisinda detayli olarak deginecegiz.

BIOS: Ekran kartlarinin da birer BIOS'lari vardir. Burada ekran kartinin çalisma parametreleri, temel sistem fontlari kayitlidir. Ayrica bu BIOS sistem açilirken ekran kartina ve onun bellegine de küçük bir test yapar.

Ekrandaki Görüntü Nasil Olusur?

 Monitörünüze yeteri kadar yakindan bakarsaniz görüntünün çok küçük noktalardan olustugunu görürsünüz. Iste bu noktlara görüntünün en küçük birimi olan piksel diyoruz. Her pikselin kendine ait renk ve yogunluk bilgileri vardir. Daha genel bir tanimla piksel için ekranin bagimsiz olarak kontrol edilebilir en küçük parçasi oldugunu söyleyebiliriz. Iste bu piksellerden binlercesi bir araya gelerek ekrandaki görüntüyü olusturuyor.

 Çözünürlük

 Çözünürlügün görüntü kalitesini belirleyen en önemli faktör oldugunu söyleyebiliriz. Çözünürlük, ekrandaki görüntünün kaç pikselden olusacagini belirler ve yatay ve dikey piksel cinsinden belirtilir (800×600,1024×768 gibi). Çözünürlük arttikça görüntü birbirinden bagimsiz olarak kontrol edilebilen daha çok pikselden olusur ve görüntü kalitesi de yükselir.

 Windows 95 ile hayatimiza giren "scaleable screen objects" teknolojisi sayesinde çözünürlük arttikça ekrandaki kullanilabilir alan da artar. Windows ekraninda çözünürlük ne olursa ekrandaki nesneleri olusturan piksel sayisi degismez. Çözünürlük arttikça pikseller de küçülecegi için nesneler daha az yer kaplar ve masaüstündeki kullanilabilir alan çözünürlükle dogru orantili olarak artar.

 Çözünürlük arttikça yükselen görüntü kalitesinin de bir bedeli var tabi ki: Çözünürlük yüseldikçe kontrol edilmesi gereken piksel sayisi ve dolayisiyla da gerekli islem gücü, ayrica bu piksellerin bilgilerini tutmak için gerekli bellek miktariyla onlarin transferi için gereken bellek bant genisligi artar. Bu yüzden de performans düser. Kullanmak istediginiz çözünürlügü hem ekran kartiniz desteklemeli, hem de monitörünüz fiziksel olarak gerekli sayida pikseli ekranda olusturabilmeli.

 Renk Derinligi

 Piksellerin alabilecegi renkler kirmizi, yesil ve maviden türetilir. Iste renk derinligi bu renklerin miktarini belirler. Renk derinligi ne kadar artarsa her pikselin alabilecegi renk sayisi artar, renkler gerçege daha yakin olur.

 Renk derinligi bit cinsinden belirtilir. Her bit 1 ve 0 olarak iki deger alabilir. 8 bit kullanildiginda bu bitlerden 28 = 256 kombinasyon üretilir. Ayni sekilde 8 bit renk derinliginde de her piksel için 256 renk kullanilabilir.

 Insan gözünü aldatip ekrandaki görüntüyü gerçek gibi göstermek için kullanilan üç rengin de (kirmizi, yesil ve mavi) 256`sar tonu gereklidir, bu da renk basina 8 bitten 24 bit yapar. Bu moda True Colour (Gerçek Renk) adi verilir. Fakat çogu güncel ekran karti görüntü bellegini kullanma yöntemleri yüzünden pikselleri bu modda göstermek için 32 bite ihtiyaç duyarlar. Kalan 8 bit alpha kanali (piksellerin saydamlik bilgisini tutar) için kullanilir.

 High Colour (16 bit) modunda ise yesil için alti ve maviyle kirmizi için de beser bit kullanilir. Yesil için 64, maviyle kirmizi için de renk basina 32 farkli yogunluk vardir bu modda. Renk kalitesinde 32 bite göre çok az fark olsa da piksel basina 4 yerine 2 byte (8 bit = 1 byte) hafiza gerekeceginden 32 bite göre performans avantaji saglar.

 256 renk (8 bit) modu ilk duyusta size renk fakiri izlenimi verebilir fakat renk paleti denen bir yöntemle bu 8 bit olabilecek en verimli sekilde kullanilarak renk kalitesi biraz arttirilir. Renk paletinin mantigi söyledir: Kullanilacak 256 renk gerçek renk modundaki 3 bytelik renklerden seçilir ve bu renklerden bir renk paleti olusturulur. Her program ilgili paletteki 256 renkten istedigini seçip kullanabilir. Böylece örnegin kirmizi için iki, mavi ve yesil için de üçer bit kullanilarak elde edilen renklerden daha canli renkler elde edilebilir ve elimizdeki 8 bit en verimli sekilde kullanilmis olur.

 En çok kullanilan üç renk modunu tanidik, peki ekran kartimiz üretemedigi renklere ne yapiyor? Sistemimizin 256 renge ayarli oldugunu fakat 16 bitlik bir resim dosyasi açtigimizi varsayalim. Bu durumda hazirdaki renklerin degisik kombinasyonlari kullanilarak üretilemeyen renge yakin bir renk olusturulur ve bu renk üretilmesi gereken rengin yerine gösterilir. Buna dithering denir. Tabi ki dithering yöntemiyle elde edilmis bir resmin kalitesi orjinal resme göre göre çok daha düsüktür.


Düzenleyen alfozo - 01 Nisan 2009 Saat 21:12
Netsis Öğrenmek Bir Ayrıcalıktır...
Yukarı Dön
erpcihan Açılır Kutu İzle
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 16 Kasım 2018
Konum: bolu
Durum: Aktif Değil
Puanlar: 9
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkürler (0) Teşekkürler(0)   Alıntı erpcihan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 19 Ocak 2019 Saat 12:50
Emeğinize sağlık gerçekten baya yararlı bir içerik olmuş.
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Konu Paylaş   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu İzle

Forum Software by Web Wiz Forums® version 11.10
Copyright ©2001-2017 Web Wiz Ltd.

Bu Sayfa 0,719 Saniyede Yüklendi.